Merve Kavakçı'nın Kitabı


İnsan psikolojisi karışıktır. Garip bir şekilde, zaman zaman siz hiç farkına varmadan devreye giren kendi kendini koruma mekanizmaları vardır. Bazen, yaşadığınız çok kötü bir olayı -özellikle de o olayda kendinizi suçlu hissediyorsanız- öylesine itersiniz ki zihninizin gerilerine, bir müddet sonra gerçekten de unutursunuz. Öyle bir olayı hiç yaşamamış gibi olursunuz. Merve Kavakçı olayı böyle bir olay işte.

Toplumca hafızamızın derinliklerine ittik ve unuttuk.

Ama o şimdi oyunbozanlık yapıyor.

Unutmak istediğimiz o günleri; gazete arşivlerinde yok olup gitmesini umduğumuz o gerçekleri burnumuza dayıyor ve bizi sıkıştırıyor: Hadi hesaplaş!

Ve tabii çoğunluk buna çok sinirleniyor.

Çünkü henüz hiçkimse yakın tarihimize "toplumsal histeriye dönüşen bir bağnazlık dönemi" olarak geçecek olan o dönemle hesaplaşmaya; o büyük ayıpla ve o ayıbın kendine düşen bölümüyle yüzleşmeye hazır değil...

Henüz hiçkimse, cadı kazanlarının kurulduğu; ateşin etrafında çığlık çığlığa bekleşen kalabalıkların tıpkı yüzyıllar öncesindeki gibi genç bir kadını "kutsal" için yakmaya hazırlandığı o günleri, o günlerdeki rolünü hatırlamak istemiyor.

Oysa Merve Kavakçı Olayı, 28 Şubat adlı kâbus filminin en unutulmayacak sahnesiydi... Senaryonun en gerilimli noktası, en dramatik bölümü...

Evet, köprülerin altından epey su aktı 28 Şubatta'tan bu yana. Şöyle bir bakın etrafınıza: O günlerde yapılan "balans ayarları"nı takdirle karşılayanların önemli bir kısmı şimdi alt perdeden de olsa yanıldıklarını itiraf ediyorlar. Andıçların ortaya dökülmesi, 28 Şubat'ın anlı şanlı kimi komutanlarına onulmaz yaralar aldırdı. "Militan" demokratların eski tadı yok... O günlerde baş örtüsünü her gördüğü yerde şeriat çığlıkları atanların önemli bir kısmı şimdi en azından üniversitelerde özgürlükçü oldular. Daha dün, "Tayyip'in önünü kesmek" üzere taktik geliştirmeyi, demokrasinin en doğal uygulaması gibi görenler, çoktandır Tayyip Erdoğan'a övgüler düzmekteler.

Kısacası insanlar değişiyor. Çoğunluk, 28 Şubat'ta anlatılan "Öcü Masalı"na sorgulayıcı gözlerle bakıyor artık. Ama hala ve israrla hiç kimse ortaya çıkıp da, "Yahu biz o kadıncağıza neler yaptık! Ne kadar kaba ve ilkel bir linç töreniydi o" demiyor, diyemiyor.

Olayı, sadece "laik" vatandaşlar ve kurumlar değil, Fazilet Partisi de unutmak istiyor. Çünkü Merve Kavakçı ismi ona da sadece zaaflarını, ayıplarını ve suçlarını hatırlatıyor.

Fazilet, başlangıçta yanlış bir siyasi güç değerlendirmesi yaparak başörtülü kadınları partisinden aday gösterdiği için suçluyor kendini. Ardından da, mademki aday gösterdi, sahip çıkmak zorunda olduğu için; ama darbe tehditleri karşısında korkup sindiği ve Merve Kavakçı'yı dımdızlak ortaya bıraktığı için suçlu hissediyor kendini.

Kavakçı'nın başına gelenler, demokrasi için öylesine silinmez bir yüz karası ki; bu büyük ayıpta şöyle ya da böyle rol alan, kenarından köşesinden bulaşan ya da sessiz kalarak "suça iştirak eden" o kadar çok kişi ve kurum var ki; bu olayın doğru dürüst bir hesaplaşmasının yapılmasının daha yıllarca süreceği anlaşılıyor. Ama gerçek olan şu ki, ne kadar ertelenirse ertelensin, bu hesaplaşma bir gün yapılacak.

Şimdi bu kitap görmezden de gelinse, yarın öbürgün aynı ayıp AİHM kararları şeklinde dikilecek karşımıza. Ve eğer Türkiye demokratikleşmeye devam edecekse sonunda bir gün bu ayıpla yüzleşmek zorunda kalacak. Kadınların baş örtüsünün milletvekilliği için engel teşkil etmediği, tam tersine bunun temsili demokrasinin iyi işlemesinin olmazsa olmaz şartı olduğu; başörtülü kadınların Meclis'e girmesini önleyen yasal bir engelin ne 1999'da ne de şimdi, ne yasalarımızda ne de Anayasamızda mevcut olmadığı kabul edilmek zorunda kalınacak. İşte o zaman, 1999'daki toplumsal linç psikolojisini hatırlamayacak kadar genç birileri dönüp soracaklar: "Peki Merve Kavakçı'nın kabahati neydi o zaman? Ona bütün o eziyetleri neden yaptınız?" En akıllılar dahil, kimsenin bu soruya vereceği bir cevabı olmayacak.

Gülay Göktürk
Tercüman / Şubat 2004
           

 Anasayfa | English | Arabic | Medyada | Albüm | Köşe Yazıları | Başörtüsü Köşesi | Ziyaretçi Defteri | Konferanslar 
© 2009 mervekavakci.net